29 Aralık 2012 Cumartesi

bir 'NOEL' saçmalığı daha.



Yılbaşı denilen şey çoğu kişi için sadece eğlence ama işe sadece eğlence boyutundan bakmamak gerekiyor bence.Bize özgü olmayan bir şey için insanlar bir çok para harcıyor,zaman harcıyor...Gereksiz!
Yabancılar bizimle dalga geçiyor kimsenin umurunda değil.

Burada herkes 'PATRON'

Uzunca bir aradan sonra yazacak o kadar çok şey oldu ki.Ama bir türlü işten güçten fırsat bulup elim gitmedi yazmaya.Şimdi de her şeyi anlatacak vaktim yok aslında.Ama son güne damgasını vuranla başlamak istiyorum.Günlerdir sevgilimin gelişiyle leyla gibi dolanıyordum ta ki hasta olana kadar.Grip fena vurdu bu defa beni.Ne yatabiliyorum ne ayakta durabiliyorum.Sanırım bu kış benim baya bir zorlu geçecek.İşlerin güçlerin sıkıntısı bir yandan bu hastalık evreleri bir yandan çekilmez bir hal alıyor zaman..
Kaç gündür yazmaya çalıştığım sonra yarım kalan yazımı tamamlamak istiyorum artık.Bu aralar sürekli işyerinde yaşadığım sıkıntılar var gündemimde.

25 Eylül 2012 Salı

ben gezdim,ben çektim ve mutluluk bazen küçük detaylarda gizlidir..

Uzun zamandır taslak halinde biriktirdiğim yazılarımı bir anda paylaşmak beni biraz olsun rahatlatacak sanırım :) Fakat öncelikle İstanbul'u paylaşmak istiyorum.Aslında çok fazla alışamadığım İstanbul'la aramızda değişik bir enerji olduğunu fark ettim.Fotoğrafları büyük bir zevkle çektim.Bu sadece fotoğraf çekmeyi sevdiğimden kaynaklı bir enerji değildi.Belki de İstanbul'u bu aralar çoğalarak sevmemin sebebi sevdiğimin O'nda olmasıdır..
not.amatör çalışmalarımdır



2 Eylül 2012 Pazar

Kimse yaşattığını yaşamadan ölmezmiş..

Bir kaç gündür yazma fırsatı bulamadım.Bu sürede bazı yayınladığım yazılarımı silme kararı aldım.Sanırım ben sadece insanları değil hiç bir yeri,hiç bir şeyi güvenli bulmuyorum.Bu bir yönden bakarsak iyi diğer yönden eksileri çok.Mesela iyi olan yönü daha az hasar alıyorsun ya da hiç yaralanmıyorsun..Kötü yanı ise kendinden başka derdini,sıkıntını anca çiçeğe,kediye köpeğe anlatabiliyorsun :) Neyse ..
Gel gelelim ki işte ben o güvensizlik problemleriyle kafayı yemiş bir insan oldum çıktım.Etrafımdaki herkesin davranışlarında bir şey arar oldum.Acaba başka bir iş mi çeviriyor? Acaba böyle mi düşündü? Yalan söylüyor olma ihtimalini göz önünde bulundurmayı fazla abartabiliyorum bu yüzden artık.

28 Ağustos 2012 Salı

siz de ayıklama yapmalısınız :)

Kimsenin,kimsenin iyiligini dusunmedigi su devirde saniyorum ki bencillik daha cok bas gosterir oldu iliskilerde.Gerek arkadaşlıklarda gerekse kız-erkek ilişkilerinde.Empati yapmak yerine insanlar artik sadece kendilerini dusunup siyriliyor her isin icinden.Artık sadece egolarını tatmin etme çabasında,bir menfaat peşinde koşup gidiyorlar.Ve bazı insanlar o kadar boş geliyor ki artık.Kendilerini yola çıkıp satsalar belki bu kadar tiksinmem.En azından ne bok yedikleri,amaçları ortada olur.Ama bunların ne amacı belli ne ne yaptığı..Sadece kendi egolarını tatmin  etme derdine düşmüşler..

25 Ağustos 2012 Cumartesi

18 Ağustos 2012 Cumartesi

uzak durulması gereken insan tip.vol8726525


Bugün farklı bir gün olacağını umaraktan ayağımı yarı yolda vuracağını bile bile giydim topukluları,güzelce sade bir makyaj tamamım..Kaplumbağadan daha yavaş bir şekilde tuttum ofisin yolunu.Nasılsa her durumda geç kalmıştım:) Masama geçtim,PCyi açıp maillerimi kontrol ettikten sonra blog a bir göz atayım dedim.Hava biraz kasvetli,güneş çıksam mı çıkmasam mı diye düşünüyor muhtemelen..Ben yine en sevdiğim kupamda kahvemi yudumlarken bir yandan yoldan geçen çeşit çeşit insanı gözlemliyorum,bir yandan da işleri kontrol ediyorum ve tabi ki kafamda milyon tane sorun..Sanıyorum ki bugün de diğer günlerden pek farklı olmayacak..Şu aralar yoğun bir şekilde insanların dengesizliklerine takmış durumdayım.Düşündükçe sinirleniyorum,sinirlendikçe soğuyorum..Artık öyle bir duruma gelmiş ki insanlar bedenlerini değil ruhlarını,kişiliklerini satıyorlar.Menfaatler,menfaatler,menfaatler..Birde tabi iki yüzlüler var ki onlar apayrı..Bu iki karakterdeki insanları toplasak bir adam eder mi?

17 Ağustos 2012 Cuma

ATEŞ DÜŞTÜĞÜ YERİ YAKAR


Ülkenin her bir şehrinden farklı farklı yapılarda,çerkezinden,lazından,muacırından .. hepsi ‘vatanî görevi’ni yapmaya gidiyor.Davullu zurnalı asker eğlenceleri,konvoylar,uğurlamalar..Gidiyorlar gerilerinde bıraktıklarıyla,gözleri belki de arkada kala kala.Son zamanlarda gündem yine Türkiye’yi sarsan şehit haberlerimizle doldu.İzleyemiyorum televizyon.O şehit analarının,babalarının,eşlerin çocukları feryatlarına dayanamıyorum.Basında gerekli gereksiz bir sürü açıklama,devletin başındaki asıl çıban başlarının yerli yersiz açıklamaları..İşte bunların hiç birine tahammül edemiyorum.Her gün diken üzerinde oturan o anaları,eşleri belki şu son 6 aydır çok daha iyi anlıyorum.Ben de asker yolu bekliyorum.Belki doğunun göbeğinde asker değil ama terör doğuda değil ki artık sadece.Terör artık doğuda,batıda,kuzeyde,güneyde her yerde…Her gün televizyonda haberlerin karşısına geçip gergin bekleyişler.Bir şehit verdiğimizde kimliğinin açıklanmasını beklerken edilen dualar..Bunların hiç birini yaşamayan anlayamaz.Zamanında ne demişler ‘Ateş düştüğü yere yakar.’ diye.Ne kadar doğru değil mi? Okuyorum bazı sayfalarda sitelerde saçma sapan yorumlar..Arkadaşlar bu pkk nın sonu gelmiyor,gelmeyecek de.Kökten temizlemeye cesareti yok sevgili devletimizin.Biz istediğimiz kadar isyan edelim,bloglarımızda yazalım,tweetler atalım,taglr yapalım ama olmuyor.Bu itlerin sonu gelmiyor.Onları dibimize kadar sokanlar paşalar gibi yaşarken bizim askerlerimiz onların keyfinin bekçiliğini yapıyor adeta.Onlar hiç bir zaman anlayamadı,anlayamayacak askerlerimizi,analarımızı,babalarımızı,eşlerimizi belki ufak çocuklarımızın babalarına doyamadan yetim kalışlarını…Şuan benim de bu yazdığım etkili olacak mı belki evet belki hayır ama artık insanlar bilincine varsın.Bu vahşetin nasıl olduğunu,geliştiğini,geliştirildiğini anlasınlar..Hangimiz ellerimiz olmadan yaşamaya mecbur kaldık, ya da bacakları olmadan… Yahut da başımızdan başka bir yerimizi kullanamadan yaşamaya mecbur… Kanının intikamını almaya çalıştıklarımız için çarpışırken kanı yerde kalarak yaşamaya… Halkım sıcak yatağında rahat uyusun diye nöbet tutarken, elleriniz tutmaz oldu mu hiç. Geridekilerin hayaliyle ölüme bir adım uzakta kaçımız yaşadık. Hiç düşündünüz mü sokaktan geçen herhangi biri için canınızı verir misiniz? Ekmeğimizi bile paylaşırken karşıdakinden sağladığımız kazancı düşünürken, hiç senin, benim en önemlisi bu vatan için o ana kadar belki de tek sahip olduğu şey olan ailesine “hakkınızı helal edin” deyip askere giden ve gözünü kırpmadan canını verenleri düşündünüz mü?
Geçenlerde okuduğum bazı makaleler dikkatimi çekti.Makalenin sonunda ‘Gazetenin biri, cumartesi günü “Yeter artık” manşetiyle çıkmış: “İzmir’de çoğunluğunu Güneydoğulu vatandaşların oluşturduğu 50 dernek PKK’ya seslendi Yeter artık”. Manşete bak hizaya gel! Birincisi, çoğunluğu Kürtlerden oluşan bu derneklerin içerisinde birçok Türk var ve çağrı İzmir’den. Niye diğer Kürtler hala sessiz? Hala PKK’nın kendi haklarını savunduklarını mı düşünüyorlar bu insanlar? Çok mu zor Türklerin ve Kürtlerin hep beraber haykırmaları: “Yeter artık silahlar sussun, barış sağlansın, ETA nasıl silah bıraktıysa PKK da bıraksın, insanlar ölmesin” demek? Çünkü bu denilmediği müddetçe küçükken “uyusun da büyüsün neeenni, tıpış tıpış yürüsün neeenni” şeklinde söylenen ninnilerin yerini artık “Uyusun da büyüsün neeenni, büyüsün de ölsün neeenni” alacak.’ yazıyordu.Tüylerim ürperiyor.Ben de geleceğin anne adayıyım,hepimiz birer ebeveyn olacağız ileride.Ve bizler başımızdakiler yüzünden git gide büyüyen bu girdabın içinde yok olacağız..
 Bir gün de oturup Mehmetçikler için düşünelim. Onlar gibi ve onlar için. Ve hep beraber seslenelim akan kanların ya hesabı sorulsun ya da hesabı verilsin…Allah’tan tüm şehitlerimize rahmet,yakınlarına sabır diliyorum..

22 Şubat 2012 Çarşamba

Şimdi Yarim Asker !

Askere gönderdim yarimi bugün.Gözlerim ağlamaktan davul gibi oldu.Onunda benden farklı değildi.Benim sadece sevgilim,nişanlım değil ki arkadaşımdı da..Ayrı vakit geçirmezken şimdi aylarca birbirimizden uzak kalacaktık.Bu dokunuyor işte.Özlediğimizde birbirimizi saat kaç olursa olsun birbirimizi uyandırıp dışarı çıkan biz ya da evde oturan biz şimdi farklı şehirlerde başlayacağız her güne.Geçecek biliyorum ama alışmak kolay olmayacak.Şimdi  gözüm kulağım telefonda hep..
Hayırlısıyla gidip gelmeyi nasip etsin Rabbim tüm askerlere..


Evde böyle şarkılar dinleyip bunalımı doruklarında yaşıyorum işte.Bu akşam onun yatağında uyuyacağım.Sinmiş kokusunu içime çeke çeke. Ahh çok duygusalım Allah'ım..